1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tüm yurtta çeşitli etkinliklerle kutlanırken, Taksim Meydanı'nda kutlamalara izin verilmemesi nedeniyle İstanbul'da kaos içinde geçti…Taksim’e çıkan tüm yolların kapatılmasıyla dünyanın kalbi İstanbul’da yaşam felç oldu. Çalışanlar iş yerlerine, hastalar, doktorlar hastanelere ulaşamadı…Trakya’da ise Edirne ve Lüleburgaz kutlamaların merkeziydi. Trakya’nın tek büyükşehri olan ve ülke sanayisinin önemli bir kısmının yer aldığı, işçi sınıfının en yoğun olduğu Tekirdağ’da  1 Mayıs sessiz geçti….


Yurt genelinde çeşitli etkinliklerle kutlanan 1 Mayıs, beyaz yakalıların tatil yaptığı,kutlamalarda yer aldığı,  mavi yakalıların ise çalıştığı bir gün olarak sonlandı….

Kutlamaların simgesi olan Taksim’in açılmaması durumu ise bir güç gösterisi haline getirilirken, süreç içerisinde yaşanan kaos ve Anayasa'nın 34. Maddesi olan önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edilmesi,  1 Mayıs’ı gölgeleyen unsurlar arasında yine yerini aldı…

1979’dan 2009 yılına kadar 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasına izin verilmezken,  2010 yılında Taksim Meydanı’nı kutlamalara açan ve 2010,2011,2012 yıllarında 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasını büyük bir başarı olarak sunan AK Parti iktidarı,   Taksim’i kutlamalara, eylemlere ısrarla kapatmaya, anayasıyı ihlal etmeye  devam etti.

Ülkenin birçok noktasında kutlamalara izin verilirken, Taksim’in kapatılma ısrarı kaostan ve gerginlikten başka bir getirisi olmayan, bazı provokasyonlara zemin hazırlayan ve  güç göstergesi çekişmesine dönüşen bir hal aldı.

Yaşanan gerginliklerin ve kutlama taleplerinin yanı sıra, bütün kilit noktalara ulaşımın engellenmesi, dünyanın en büyük metropollerinden birinde yaşamı durdurdu ve birçok mağduriyetin yaşanmasına da neden oldu. 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medyadan “Helal rızık peşinde koşan tüm işçi ve emekçi kardeşlerime selam ve sevgilerimi gönderiyorum” paylaşımını yaparken, yolların kapalı olması nedeniyle çok sayıda vatandaş,  işine ulaşmak için erken saatlerde evinden çıkıp, kilometrelerce yürümek zorunda kaldı…  Birçok hasta ve doktor ise hastanelere ulaşamadı…Bazı esnaflar, dükkanlarını açmamayı tercih etti… 1 Mayıs, onlar için zulme dönüştü. Taksim’de kutlama yaptırmama ısrarı, hayatı birçok yönde olumsuz etkiledi… Turistlere durumu izah etmek ve bırakılan izlenim ise ayrı bir skandal olarak yine tarihe geçti…   Kaos, gereksiz inatlaşma ve ısrar yerine, gerekli güvenliği sağlayarak, kutlamalara izin verilmesi her açıdan ülkenin ve toplumsal huzurun sağlanması için oldukça önemli… 

İstanbul’da kaos,  ülke genelinde kutlamalar coşkuyla yaşanırken, Trakya’nın tek büyükşehri olan Tekirdağ’ın meydanlarında ise 1 Mayıs kutlaması gerçekleşmedi.

Sendikalar, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, bu yıl kutlamaları Edirne ve Lüleburgaz’da gerçekleştirdi.

Türkiye sanayisinin büyük bir kısmının yer aldığı, mavi yakalı işçi sınıfının yoğun olduğu Tekirdağ’da, 1 Mayıs coşkuyla kutlanmalı, şehir bu kadar sessiz kalmamalıydı…